*(Ayas)Avcıtepe köy hudutları içerisinde bilinen en eski yerleşim yeri eski Ayas'tır.
Güneysınır ilçesi içindeki GÜDELE diye bilinen hüyükten çıkarılan kap-kaçaklar, dünyanın ilk yerleşim yeri olan Çatalhöyük'ün 35 km.yakınlıkta olması ve ev yapımı sırasında yer altından çıkan iskelet parçaları bölgenin çok eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.
Yerleşim yeri olarak AYAS ismine tarihte ilk kez Çukurova bölgesinde rastlıyoruz. Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas antik kenti Roma imparatorluğu döneminde gelişmesini devam ettirmiş, Selçukluların Anodoluyu fethinden sonraki dönemde de önemini artırarak doğunun Akdenize açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemini korumuştur.
Eski Ayas'ın da Çukurova-Ayas liman kentinden Selçuklu yada Osmanlı döneminde bölgeye gelen aileler tarafından kurulmuş olma ihtimali vardır. İki bölgeyi de incelediğimiz zaman;
Ayas=Ayas Asar yaylası=Asar dağı =Asarlık Aladağ =Aladağ Akören=Akören
isim benzerliklerinin olması bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir.
Bir rivayete göre de; Karamanoğlu Beyliği döneminde
Karasınır, Karaburun Dağı hattının güvenliğini sağlamak için Ayas köyünün bulunduğu yere Oğuzların Üçok boyundan bir aile, tapusu kendisine verilmek üzere yerleştirilmiştir. Köyün sınırları içerisinde yer alan Akıncıtepesi ve Eski Ayas Konya ovasına hakim, gözetlemeye müsait ve arka kısmının dağlarla çevrili olması ilk yerleşim yerinin burada olmasını sağlamıştır. Mevcut alana daha sonraki yıllarda geçilmiştir.
Yine Karamanoğlu tarihi olan Şikari tarihinde bölgede iskan edilen çok önemli bir beyden ‘Bahadır Mirzadan' söz edilir.
Muhtemelen 93 Harbi diye bilenen 1877-78 miladi Osmanlı-Rus savaşı sırasında devletin gerekli otoriteyi sağlayamadığı bir dönemde komşu köylerin
Ayas'a bir baskın yaparak araziyi ele geçirme planları olduğu öğrenilir. Bu haberle birlikte alelacele
köy terkedilir.
Ayas'ı terkeden aileler Hadim, Bozkır, Taşkent vb. Bölgelere dağılırlar.
Bir süre boş kalan köyün arazilerini ele geçirmek için etraf köylerden Nasır Efendi adı ile tanınan zat; Bozkır tapu dairesine başvurarak Ayas'ın tapusunu ister.
Tapu emiri Elma ağaçlı Mustafa Efendi, Nasır Efendiyi;
siz daha 100-120 yıl önce İstanbul'dan menfii sebep
lerle gönderilmiş bir cemaatsiniz. O istemiş olduğunuz topraklar Ayas'lıların 700 yıllık ecdatlarının
tapulu mülküdür, hangi hakla tapu talep ediyorsunuz
diyerek azarlar.
O dönemde bunlar araştırılıp sahip çıkılmadığı için, kazanılan haklar elden çıkmıştır. Daha sonraki dönemde şu anki yerleşim yerine farklı köylerden ve Daha önce köyden ayrılmış olan aileler yavaş yavaş geri gelerek köye yerleşmişlerdir.
Bu kuruluş aşamasında başta Bozkır-Gederet,Işıklar, Hadim-Gongul, Taşkent-Yeniköy -Alanya olmak üzere etraftan birçok aile bir kısmı eskiden ayrıldığı bu yerleşim yerini ,bir kısmı bu yeni mekanı
yurt edinerek yaşamlarını birlikte sürdürmeye karar vermişlerdir.
1960'dan sonra yeni yasa ile köyümüzün yüksekte bulunması
av hayvanlarının o dönemde çok olmasından dolayı Avcıtepe ismi uygun görülerek T.C tarafından değiştirilmiştir. Avcıtepe köyü önce Çumra'ya, Güneysınırın ilçe olması ile de buraya bağlanmıştır.
Karşılıklı anlayışla ve hoşgörü ile kurulan köyümüz misafir perverliği ve cömertliği ile her zaman kendini göstermiştir. Diğer köylerden veya uzak memleketlerden ticaret veya başka sebeblerle yolculuk eden kişiler özellikle köyümüze uğrayarak akşamı burada geçirmeyi tercih etmişlerdir. Hatta bu tercihlerin yoğun olduğu dönemde iki adet köy odası yapılarak yolcuların daha rahat etmesi sağlanmış ve yolcuların yiyecek ve içecekleri köylülerimiz tarafından karşılanmıştır.
Kısacası büyüklerimiz üzerlerine düşen görevlerini o günün şartlarına uygun olarak en iyi şekilde yapmaya çalışmışlar, Böylece bizlerinde bu günlere sağ salim bir şekilde gelmemizi sağlamışlardır. Hepsini saygıyla yaad ediyoruz.
GEÇİM KAYNAĞI
Geçim kaynağı genellikle çiftçilik ve hayvancılıktır. Karasal iklim olduğundan daha çok; buğday, arpa, yulaf, nohut vb. tarım ürünleri yetiştirilmektedir. Hayvancılıkla uğraşanlar genellikle küçük ve büyük baş hayvan besleyerek geçimlerini sağlamaktadırlar.
Aslında gelir seviyesini yükseltecek bir ekonomiye sahip bir bölge olmasına rağmen gerekli atılımlar yapılmadığı için doğal kaynaklar değerlendirilememektedir. Örneğin killik diye bilinen bölgeden çıkarılan taşların işlemeye ve şekillendirmeye uygun olması villa ve ev yapımında
kullanılmaya uygundur. Yine çalönü dağında daha önce açılmış taş ocaklarından çıkarılan taşların ev yapımında, farklı bölgelerdeki özellikle delik taşlardaki taşların da bahçe, park ve çevre düzenlemesine(peyzaj) çok uygun olduğu bilinmektedir. Ayrıca mevcut olan bağların gerekli bakımı yapıldığı ve özellikle kiraz ağaçlarının dikimine önem verildiği takdirde köyün ekonomisine çok büyük katkılar sağlanacağı bilinmektedir.
COĞRAFİ KONUMU
Konya’ya 70 km Güneysınır’a 4 km olan (ayas) Avcıtepe köyünün kuzeyinde Aydoğmuş Belediyesi, Batısında Kurukavak Köyü, güney doğusunda Gürağaç Köyü, doğusunda Güneysınır İlçesi ile komşudur. Üç tarafı Asar Dağı, Karaburun Dağı ve Çaldağı ile çevrilidir. 2 km uzağında baraj göleti bulunur.
Bu arada bir konuya da değinmeden geçmeyelim. Hz
Ömer'e senin baban temin abilesinden miydi yoksa falan kabileden miydi diye sorarlar. Hz.Ömer; benim babam islamdır, kabilenin hükmü yoktur diyerek kızar.
Bizim burada bu tarihçeyi yazmamızdaki amacımız köyümüzün tarihi hakkında bilgi sahibi almamız içindir. Yoksa hiç kimsenin kimseye veya bir
sülalenin diğer sülaleye bir üstünlüğü yoktur. Taki
Allah(c.c.)den daha çok korkan kişi hariç. |